Ekonomik gelişmeler

Bu sabah BIST100’de yukarı yönlü bir açılış bekliyoruz. Yerel tahviller ve TL’deki hafif toparlanma bugün hisse senetlerini destekleyebilir …
Ekonomik gelişmeler ÇağrıMerkezin

Bu sabah BIST100’de yukarı yönlü bir açılış bekliyoruz. Yerel tahviller ve TL’deki hafif toparlanma bugün hisse senetlerini destekleyebilir. Bugün, bankacılık hisselerinin performansı takip ediyor olacak. Bu sabah pozitif açılış ve sonrasında 1375 – 1420 arasında işlem aktivitesi bekliyoruz.

Piyasalarda Bugün

Barındırdığı büyük fiyatlama sürprizleri ile hatırlanacak olan 2021 yılının ilk çeyrek işlemleri dün itibarıyla tamamlandı. Küresel hisse senetlerine olan ilgi devam ederken, Amerikan dolarına yönelik yaklaşım ise çoğu kesimi ters ayakta bıraktı. Amerikan 10y tahvilinin 1980’den bu yana sergilediği en kötü performans ile çeyrek kapanışı yaptığı dönemde MSCI dünya endeksi %4.52, GOÜ ise %1.95 prim sergiledi. 19 Mart sonrasında yaşanan volatilite artışı ve değer kaybı ile birlikte değerlendirmenin daha doğru olduğu MSCI TR endeksi ise USD bazında çeyrek kapanışını %-21.6 ile gerçekleştirdi. DXY %3.66 yükselirken, EURUSD paritesi %-3.90 geriledi ve 1/1 fiyatlama eğilimi sergiledi. Keza faiz ve Amerikan dolarındaki seyirden ayrışmayı başaramayan en dikkat çekici varlık sınıfı olan ons altın kapanışı da %-10 düzeyinde dikkat çekti.

Bir süredir bahsettiğimiz farklı fiyatlama baskısı başlıklarının etkili olduğu ilk çeyrek işlemleri geride kaldı. Normal koşullar altında gelecek 3 aylık döneme yönelik beklentimizi Euro Bölgesi ve EUR’daki toparlanma üzerine kurgulayacaktık. Ancak, Bölge’de gözlenen zayıf aşılama performansı ve ABD’ye kıyasla makro anlamda veriler arasındaki makas açılımı eğiliminin devam etmesi ihtiyatlı duruşu korumamıza neden oluyor. Yine de bardağın dolu tarafını görmek isteyen kesim için verimiz yok değil. JPMorgan tarafından oluşturulan global FX volatilitesini ölçümleyen endekse göre, Nisan ayında oynaklık genellikle düşük seyrediyor. Son 10 yılın endeks ortalaması Nisan ayında 75bp azalışa işaret ediyor. Elbette içerisinden geçtiğimiz dönemin koşullarını da göz ardı etmeden okumak gerektiği gerçeğini unutmadan.

ABD’de Başkan Biden’ın merakla beklenen altyapı harcama paketinin detayları şekillenirken, küresel ticaretin korkulan ölçekte 2020’de gerilemediği ve 2021’e dair umutların da korunduğunu işaret eden bir açıklama da bu kez DTÖ cephesinden geldi. Kuruluşa göre, Ekim ayında 2020 için yaptıkları %9.2’lik gerileme tahmini %-5.3 düzeyinde gerçekleşecek. Ayrıca, 2021 yılı için de küresel ticaretin %8 artış göstermesi bekleniyor. Bu, aynı zamanda, 2010’dan bu yana en yüksek yıllık değişimi ifade etmekte.

Fiyatlamalar cephesinde bugün ve yarını ve hatta 2022’yi etkileme potansiyeli bulunan altyapı harcama paketinin detayları Başkan Biden tarafından Pittsburgh’da açıklandı. 2.25 trilyon dolarlık ve 8 yıl vadeyi içeren paketin finansmanı için beklendiği şekilde vergi artışlarına gidilecek. Buna göre, kurumlar vergisi %28’e, global şirketlerin kazançlarından sağlanan gelire uygulanan vergi ise en az %21’e yükseltilecek. Demokratların hedeflediği takvim 4 Temmuz gibi Kongre’ye paketin taşınmış olması. Cumhuriyetçilerin engellemesi de düşünüldüğünde Ağustos ayına kayma yaşanabilir. Görünen o ki bu yıl ve hatta gelecek yıla da sarkacak şekilde ABD başlıklarını konuşurken büyüme ve enflasyon beklentilerini aynı cümle içerisinde kullanmaya devam edeceğiz.

Piyasalar

Farklı sıkıntılı başlıkların birlikte fiyatlanmak zorunda kaldığı ilk çeyrek işlemleri geride kaldı. Amerikan dolarındaki global değerlenme eğilimi gelişmiş ve gelişmekte olan ülke para birimlerini kısmen baskı altına alırken, hisse senetleri cephesinde ise genel olarak küresel eğilimden ayrışmama isteği belirdi. Nisan ayı ile birlikte konuşacağımız başlıkların ilk sırasında elbette ABD’de ilk etapta baz etkisi kaynaklı artış gösterecek olan enflasyon görünümü ve fiyatlamalara yansımaları yer alacak. Bununla birlikte benzer durumun Türk lirası ve cinsinden değerlenen varlıklar için de farklı nedenler üzerinden de olsa geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Kur cephesinde yaşanan son yükseliş eğilimi öncesinde TÜFE’nin Nisan-Mayıs aylarında zirve noktayı test etmesi, yaz mevsiminde belirli bir bantta seyrettikten sonra yılın son çeyreğinde ağırlıklı baz etkisi kaynaklı gerilemesi bekleniyordu. Ancak, liranın %10 zayıfladığı mevcut ortamda enflasyona ne ölçekte geçişkenlik olduğu ve bu durumun zirve noktayı süre ve seviye olarak nasıl etkilediği bilinemediği için henüz net bir yorum yapmak mümkün olmuyor. O nedenle tıpkı küresel işlemlerde olduğu üzere yerel varlıklarda da enflasyon, enflasyon beklentileri ve fiyatlamalara muhtemel etkilerinin konuşulacağı 3 aylık sürecin içerisinde olduğumuzu düşünüyoruz. Öte yandan bugün TCMB’nin gerçekleştireceği yatırımcı toplantıları da yeni dönemin ilk piyasa temsilcileri ile buluşması olacağından yansıyacak başlıklar üzerinden bir adım öne çıkıyor. TL varlıklar için getirilen stopaj indirimleri ise 31 Mayıs tarihine uzatıldı. Global Amerikan doları primlenmesinin bir süre daha devam ettiğini, en azından zayıflama noktasında isteksiz olunduğunu görme eğilimimiz korunabilir. Fransa’da Cumartesi günü itibarıyla ilan edilen 4 haftalık kapanma ve İtalya’nın mevcut önlem süresini 4 hafta daha uzatma kararı alması gibi haber akışları EUR’yu baskı altında tutacaktır. Türk lirası Amerikan doları karşısında günü %1.02 değer kazancı ile tamamlarken, BIST 100 endeksi kapanışı %-0.29 ile 1391 puan seviyesinden gerçekleşti. 10y vadeli gösterge tahvilde faizin son düzeyi -31bp ile %18.86 olurken, ülke risk primi ise %2.4 geriledi ve 475bp seviyesinde izlendi. EMEA bölgesi endekslerinde gün sonu kapanışları genele yayılır şekilde değer kayıpları şeklinde gerçekleşti. Euro Stoxx 50 %-0.18, FTSE 100 %-0.86, DAX %0 ve Rusya (RTS, USD) grubu ise %1.15 ile günü tamamladı. Çeyrek sonu işlemlerinin de etkisiyle işlem hacimleri bölge genelinde yakın dönem ortalamalarının üzerinde seyretti. Amerika kıtası işlemlerinde Avrupa seansına benzer bir eğilim takip edildi. Majör ABD endekslerinde kapanışlar Nasdaq (%1.54) ve S&P 500 (%0.36) cephelerinde yükseliş şeklinde olurken, Dow Jones (%-0.26) ise günü negatif tamamladı. Gelişmekte olan ülke varlıklarından Bovespa %-0.18, Merval ise %- 0.23 ile izlendi. Asya’da Nisan ayının ilk fiyatlamaları olumlu seyrediyor. TSİ 08.30/ NKY 225 %0.69, Hang Seng %1.03, CSI 300 %0.65 ve KOSPI %0.63 ile işlem görmekte. USDCNH paritesi offshoreda 6.5820 ile yuanda değer kaybına işaret etmekte.

Fiyatlamalar

Türk lirası ve cinsinden değerlenen varlıklarda son gelişmeler ışığında kısa vadede dalgalanma, devam eden süreçte ise dengelenme olmasını bekliyoruz. Ancak, dengelenmenin belirginleşmesi zaman alacak. BIST 100 endeksinde haftalık kapanışın 1407 puan seviyesi aşağısında gerçekleşmesi 1300-1400 puan aralığında dengelenme arayışının bir süre daha gözlenebileceğini düşündürüyor. Günlükte ise 1370-1345 puan civarı yakından izlenebilir. USDTRY paritesinde 8.16 destek, 8.42 direnç olarak takip edilebilir. EURUSD paritesi fiyatlamalarında temel belirleyici global Amerikan doları yaklaşımı olmaya devam ederken, genel risk iştahı ve bölgeye ait aşılama performansı da son dönem içerisinde öne çıkmakta. EUR negatif yaklaşım ilk çeyrek işlemleri tamamlanana dek devam edebilir. Bu durumda 1.16- 1.17 bölgesi civarında paritenin konsolide olmasını bekleriz. 1.1695-1.1620 seviyeleri destek, 1.1740-1.1770 ise direnç olarak izlenebilir

TR Finansal Koşullar Endeksi, 26 Mart Haftası – Finansal koşullardaki sıkılaşma Temmuz 2020’den bu yana en yüksek değişimi gösterdi

  • Kendi hesaplamalarımızdan oluşan Türkiye Finansal Koşullar Endeksi (haftalık) ölçümlemelerimize göre 26 Mart haftasında 9.23 puan artışla 128.10 puan seviyesine yükseldi. Böylece Kasım 2018’den bu yana en yüksek seviye takip edilmiş oldu.
  • Endeksimizi haftalık bazda güncellemekle birlikte sıklıkla paylaşmıyoruz. Lokal piyasalardaki önemli haber akışı ve değişimlerin sonrasında muhtemel etkilere dair fikir yürütebilmek adına geriye dönük hesaplama yapma imkanımız mevcut.
  • 19 Mart hafta kapanışında 118.88 ile (PPK faiz kararının takip edildiği dönem) Ocak ayının son haftasından bu yana en düşük seviyesine gerileyen endeks, TCMB’de gerçekleşen yönetim değişikliğinin ardından piyasalarda gözlenen volatilite artışına paralel 1 yıldan uzun bir sürenin en ciddi değişimini ortaya koydu. Söz konusu yükselişte en yüksek pay +18.53 puan ile XBANK işlemlerinden gelirken (ters yönlü çalıştırıyoruz), ikinci sırada +16 puan ile offshoreda oluşan o/n swap faizleri yer aldı.
  • Hesaplamalarımıza göre endeks, 2019 yılında ortalamada 118.87 seviyesinde oluşurken, 2020’de 116.80’e geriledi. 2021 ortalaması ise son veriler ışığında 119.16’da bulunmakta. ABD ADP, Mart 2021 – Şubat ayı revizyonu tarım dışı istihdam verisi üzerinde etkili olabilir 
  • ABD’de Cuma günü açıklanacak olan istihdam piyasası verileri öncesinde öncü göstergelerden ADP özel sektör istihdamı kamuoyu ile paylaşıldı. Mart ayında 550 bin kişi düzeyinde artış göstermesi beklenen veri 517 bin olarak açıklandı. Manşet rakamın piyasa beklentilerinin gerisinde kalmasına rağmen Şubat ayına ait revizyonun +59 bin ile 176 bin kişi olarak açıklanması Mart ayı istihdam piyasası verilerinin de yukarı yönde risk taşıdığı fikrini bir adım öne çıkardı. Revizyonlarda üretim sektörü +3 bin, hizmet ise +59 bin düzeyinde gerçekleşti.
  • ADP ile tarım dışı istihdam piyasası arasındaki korelasyon Şubat verilerine göre 12 ay kümülatifte 0.99 düzeyinde oluşmakta.  ABD’de ikinci çeyrek ile birlikte güçlü makro verilerin takip edilmesini ve bu durumun da büyüme görünümü ile enflasyon beklentilerini desteklemesini bekliyoruz.
  •  Açıklanan veriyi pozitif okumakla birlikte fiyatlamalar üzerinde esas etkiyi Başkan Biden’ın açıklaması beklenen altyapı harcama paketinin oluşturacağı kanaatindeyiz.

Hazine Borçlanma Stratejisi, Nisan-Haziran 2021 – Nisan ayında 10y tahvil ihracı takvimde yer almadı

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından gelecek 3 aylık dönemde gerçekleştirilecek olan borçlanma stratejisi kamuoyu ile paylaşıldı. Buna göre, toplamda 121.9 milyar lira beklenen iç borç servisinin olacağı dönemde 130.8 milyar lira beklenen iç borçlanma gerçekleştirilecek. Daha önce Şubat ayı sonunda yayımlanan takvimde Nisan ayı için yer alan 10y vadeli tahvil ihracı ise bu kez yer almadı, Mayıs ayında yeniden ihraç edilecek. Söz konusu durumu 19 Mart sonrasında yaşanan piyasa volatilitesine bağlıyoruz.

 Hesaplamalarımıza göre iç borç çevirme rasyosu %107 olurken, Nisan ayında 8.4 milyar lira doğrudan satış yapılacak. Rakam olarak en yüklü borçlanma ayı 54 milyar lira ile Mayıs olurken, Haziran’da 39.8 milyar lira, Nisan’da ise 33 milyar lira seviyeleri takip edilecek. Piyasaya yapılacak borçlanma açısından ise 53.2 milyar lira ile yine Mayıs ayı öne çıkmakta.

Kaynak Deniz Yatırım
Hibya Haber Ajansı

Total
0
Shares
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Related Posts